لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ
  Kelime-i Şehadetin Manası:
 

بســـم الله الرحمن الرحيم

 

LA İLAHE: Tağutu ve kendini ilahlaştıranları tanımayıp inkar edeceğime, onlarla ilişkimi keseceğime, kalbimi bu pisliklerden temizlemek için bütün gücümü kullanacağıma dair Allah'a söz veriyorum.

İLLALLAH: İbadetimde ve ibadetimin gerektirdiği şeylerde tam anlamıyla ihlaslı olacağıma, ilim, akide ve amelde sadece ve sadece tek olan Rabbim Allah'ın rızasını hedef kabul edeceğime, bütün amellerimi, ihlasımı Rasulullah'ın öğrettiği şekilde yapacağıma Allah'a söz veriyorum.

Bu mana Kur'anı Kerim'in ayetlerine göre düzenlenmiş bir manadır. Allah (c.c) bunun açıklanmasını insanların keyiflerine bırakmamış, kitabında bunu defalarca açıklamıştır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"İbrahim babasına ve milletine demişti ki: "Beni yaratan hariç sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O'dur."

İbrahim ardından geleceklere bu sözü, devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler."[1]  

 

İbrahim (a.s), Allah (c.c)'nun varlığını kabul etmekle beraber ibadet türlerini  Allah (c.c) ile beraber bir mahluka yapmak suretiyle Allah (c.c)'a eş koşan kavmi tekfir edip onlardan uzaklaşıyor ve ancak kendisini yaratan, yaratma işinde ortağı bulunmayan Allah'a yöneliyor.

Kavmini tekfir edip onların Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşması "La ilahe"nin, yalnızca Allah'a yönelmesi "İllallah"ın manasıdır.

Alimlerin icmasıyla İbrahim (a.s)'ın kendisinden sonra geleceklere bıraktığı söz "La ilahe ilallah" sözüdür.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"İbrahim ve onunla beraber olanlarda sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizin dininizi inkar ediyoruz. Bizimle sizin aranızda yalnız Allah'a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke baş göstermiştir..."[2]          

 

Allah (c.c) yine İbrahim (a.s)'ın bu tavrını anlatıyor ve bunun mü'minler için örnek bir tavır olduğunu söylüyor. İbrahim (a.s) ailesinden ve kavminden, onlar şirki terk edinceye kadar ayrı kalacağını ve aralarında düşmanlık ve kinin baş gösterdiğini belirtiyor.

İbrahim (a.s) ve beraberindekilerin müşrik olan kavimlerini tekfir edip onlardan uzaklaşmaları "La ilahe"nin manası, bu ayrılığın Allah'a iman edince sona ereceğini belirtmeleri  "illallah"ın manasıdır.

"De ki: "Ey kitap ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na hiçbir şeyi eş koşmamak, Allah'ı bırakıp birbirimizi Rab olarak benimsememek üzere bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin. Eğer yüz çevirirlerse: "Bizim müslüman olduğumuza şahit olun" deyin."[3]

 

Tevhid yalnızca Allah'a iman edip O'na hiçbir şeyi eş koşmamaktır. Bu ayette de "O'na hiçbir şeyi eş koşmayalım" derken Allah'tan başka tapılanlar reddediliyor. Yani "La ilahe", "Yalnız Allah'a kulluk edelim" derken de "İllallah" açıklanmış oluyor.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Tağutu inkar edip Allah'a inanan kimse kopmak bilmeyen sağlam kulpa yapışmıştır."[4]            

Allah (c.c)'nun bu ayette de açık bir şekilde ifade ettiği gibi iman etmeden önce tağutun reddedilmesi gerekir. Bu "La ilahe”nin manasıdır. Ondan sonra Allah'a iman edilmelidir. Bu da "illallah"ın manasıdır.

Tağut insanı Allah'a ibadetten alıkoyan, Allah'a giden yolu kapatan, dini Allah'a has kılmayı ve Allah ve Rasulüne tabi olmayı önleyen her şeydir. Bu cinni ve insi şeytan olabileceği gibi ağaç, beton, taş, mezar, inek, para, kadın, ateş vs. de olabilir.

Tağutların başı beş tanedir.

Tağutların başı beş tanedir:

1 - Allah'tan başkasına ibadete çağıran şeytan.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Ey Adem oğlu! Ben size, apaçık düşmanınız olan şeytana değil, yalnız bana ibadet edin, dosdoğru yol budur, diye bildirmedim mi?"[5]                                                        

2 - Allah'ın hükmünü değiştiren zalim idareciler.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Sana ve senden öncekilere indirilenlere inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Reddetmekle emrolunmuşken tağuta muhakeme olmak istiyorlar. Şey-tan onları derin bir sapıklığa düşürmek ister." [6]

3 - Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir."[7]                                                                                              

4 - Gaybı bildiğini iddia eden.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Görülmeyeni bilen Allah, görülmeyeni kimseye göstermez. Ancak rasullerinden razı olduğu seçkin kimseler başka... Çünkü O, onun önüne ve arkasına izleyiciler (koruyucu melekler) dizer."[8]                                

"Gaybın anahtarları O'nun katındadır. O'ndan başka hiç kimse onu bilemez. Karada ve denizde olanların hepsini O bilir."[9]                                                                                                          

5 - İnsaları kendisine ibadete çağıran, onları Allah'ın indirdiği kanunlardan başka bir kanunla muhakeme olmaya zorlayan.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Onların içinden kim: "Ben Allah'tan başka bir ilahım" derse, onu cehennemle cezalandırırız. Zulmedenlerin cezasını böyle veririz."[10]                                                                                                  

Allah (c.c) Uluhiyyet Tevhidini, yani yalnızca Allah'a ibadet edip, O'na hiçbir şeyi şirk koşmamayı insanlara anlatması için rasuller ve kitaplar göndermiştir.

"Andolsun ki biz her ümmete "yalnız Allah'a ibadet edin ve tağuttan kaçının" demesi için bir rasul gönderdik. Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet verdi. Onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonu görün."[11]                                      

"Biz senden önce hiçbir rasul göndermiş olmayalım ki ona: "Benden başka ibadete layık ilah yoktur, bana ibadet ediniz" diye vahyetmiş olmayalım."[12]    

Bütün rasullerin bir tek gönderiliş gayesi vardır: İnsanları yalnız Allah'a ibadet etmeye ve tağuttan kaçınmaya davet etmek...

Allah (c.c) nuh (a.s) hakkında şöyle buyuruyor:

"Andolsun ki Nuh'u milletine gönderdik. Onlara: "Ey Kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Sakınmaz mısınız?" dedi.[13]

"Ad milletine de kardeşleri Hud'u gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.[14]

"Semud milletine kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O'dur. Öyleyse O'ndan mağfiret dileyin. Sonra da O'na tevbe edin. Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir." dedi." [15]            

Aynı şekilde İbrahim (a.s) de kavmini bu Tevhide davet etmiştir.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Doğrusu ben yüzümü doğruya yönelerek gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben puta tapanlardan değilim."[16]     

Tevhid İslam dininin temeli olduğu için Kelimei Şehadet de İslam'ın şartlarından ilkidir. Bu nedenle insanlar da ilk olarak buna davet edilirler. Tevhidi kabul etmeyen kişiye İslam'ın diğer hükümleri anlatılmaz.

İbni Abbas (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir:

Rasulullah (s.a.s) Muaz b. Cebel (r.a)'yu Yemen'e gönderdiği zaman ona şöyle dedi:

"Sen ehli kitaptan bir topluluğa gidiyorsun. Onları ilk davet edeceğin şey "La ilahe illallah" olsun. Eğer onlar bunu kabul ederlerse onlara Allah'ın bir gün ve gecede beş vakit namaz farz kıldığını bildir. Bunu kabul ederlerse onlara de ki: "Allah zenginlerin fakirlere zevk vermesini emretmiştir." Bunu da kabul ederlerse en iyisi de olsa mallarını haksız yere almaktan sakın ve mazlumun bedduasından kork. Çünkü onunla Allah arasında engel yoktur."[17]                   

Abdullah b. Ömer (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

"İslam beş şey üzerine bine olmuştur. Allah'tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekatı vermek, haccetmek, ramazan orucunu tutmak." [18]                                     


 

 

[1] -(Zuhruf: 2628)

[2] -(Mümtahine: 4)

[3] -(Ali İmran: 64)

[4] -(Bakara: 256)

[5] -(Yasin: 6061)

[6] -(Nisa: 60)

[7] -(Maide: 44)

[8] -(Cin: 2627)

[9] -(En'am: 59)

[10] -(Enbiya: 29)

[11] -(Nahl: 36)

[12] -(Enbiya: 25)

[13] -(Mü'minun: 23)

[14] -(A'raf: 65)

[15] -(Hud: 61)

[16]-(En'am: 79)

[17] -(Buhari, Müslim)

[18] -(Buhari, Müslim)

Seyfuddin el-muvahhid -iman ve onu bozan şeyler

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  byeylemzayi  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=